Vatan Şairi Nazım Hikmet, ölümünün 61. yılında Efes Selçuk’ta Bedreddin Oratoryosu ile anıldı.

Türk şiirini dünyaya tanıtan, 50’den fazla dile çevrilen şiirleri ve geride bıraktıklarıyla bir şairden fazlası olan Nazım Hikmet, ölümünün 61. Yıl dönümünde İzmir’in Selçuk ilçesinde “Bedreddin Oratoryosu” ile anıldı. İzleyicilerin Beğenilerini kazanan Oratoryo katılımcılar tarafından ayakta alkışlandı.

İstasyon Meydanı’nda düzenlenen oratoryoda Nazım Hikmet’in ölümsüz eserlerinden olan Şeyh Bedreddin Destanı’ndan uyarlanarak Geniş Merdiven Orkestrası tarafından sahnelenen Bedreddin Oratoryosu ayakta alkışlandı.

Büyük usta Nazım Hikmet’in kaleminden çıkan ve derin felsefi mesajlar içeren 14 bölüm ve 18 şarkıdan oluşan “Şeyh Bedreddin Destanı”, Efes Selçuk İstasyon Meydanında müzikle birleşerek izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Şeyh Bedreddin’in yol arkadaşlarından Börklüce Mustafa’nın 1400’te Ayasuluk’ta idam edilmesi sebebiyle Efes Selçuk için ayrı bir önem taşıyan Bedreddin Oratoryosu, Nazım Hikmet’in ölümsüz eserlerinden Şeyh Bedreddin Destanı’ndan uyarlanarak sahnelendi.

Oratoryo’da yer alan eserlerin 15’i bütünüyle bu oratoryo için 2009 ile 2023 yılları arasında Murat Mengirkaon ve Barış Yıldırım tarafından vokaller ve koro ile gitarlar, vurmalılar, bağlama, lavta, keman gibi çalgılardan oluşan orkestra için bestelendi.

MUTLU BİR YUSUFÇUK…

Etkinliğin sonunda sahneye çıkarak sanatçılara teşekkür eden Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz bu etkinliğin çağrısını şöyle yaptık; “Mutlu bir Yusufçuk Ayasuluk Tepesi'nin yanı başında, müritlerinin göğe yükseldiği su kemerlerinin orada, İstasyon Meydanında doğacak yıllar sonra. Nazım Hikmet’in anmasında onun dizeleriyle doğacak” dedik. O Yusufçuk Geniş Merdiven Orkestrası sayesinde doğdu. Sağ avucumuzun içine kondu. Biz de onu solumuzla birleştirdik. Geniş Merdiven Orkestrası’na çok teşekkür ediyorum” dedi.

Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı, Nâzım Hikmet'in 1936 yılında yayımlanan destanî şiiridir. Mehmed Çelebi'ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in hikâyesini anlatmaktadır. Türk edebiyatında Şeyh Bedreddin'i ilk defa bir edebî metnin öznesi yapan eser Geniş Merdiven Orkestrası tarafından Börklüce Mustafa ve Ona inananların Öldürüldüğü yer olarak bilinen (Ayasuluk) Selçuk’ta Eski sukemerlerinin altında oratoryo olarak sergilendi.

Geniş Merdiven Orkestrası, sahne performansı ve müzikal yetenekleriyle Nazım Hikmet’in anısına muhteşem bir gösteri sunan Geniş Merdiven Orkestrası, oratoryoda Murat Mengirkaon (lavta-kopuz-vokal), Barış Yıldırım (klasik gitar-vokal), Savaş Sami Kündüroğlu (keman), Kurtuluş Doğru (akustik gitar-vokal), Asim Murat Okur (bas gitar), Şükran Alış (ukulele-vokal-oyuncu), Nüket Aslan ve Serhat Suat Şimşek (perküsyon-vokal), Latif Tiftikçi (oyuncu), İmran Aydın Tali (ışık) sahne aldı.

Şeyh Bedrettin Destanı / Nazım Hikmet

1

Sedirde al yeşil, dal dal bursa ipeklisi,

duvarda mavi bir bahçe gibi Kütahyalı çiniler,

gümüş ibriklerde şarap,

bakır lengerlerde kızarmış kuzular nar idi.

Öz kardeşi Musa'yı ok kirişiyle boğup

yani bir altın leğende kardeş kanıyla abdest alarak

Çelebi Sultan Mehmet tahta çıkmış hünkar idi.

Çelebi hünkar idi amma

Al Osman ülkesinde esen

bir kısırlık çığlığı, bir ölüm türküsü rüzgar idi.

Köylünün göz nuru zeamet

alın teri timar idi.

Kırık testiler susuz

su başlarında bıyık buran sipahiler var idi.

Yolcu yollarda topraksız insanın

ve insansız toprağın feryadını duyar idi.

Ve yolların sonu kale kapısında kılıç şakırdar

köpüklü atlar kişner iken

çarşıda her lonca kesmiş kendi pirinden ümidi

tarümar idi

Velhasıl hünkar idi, timar idi, rüzgar idi

ahüzar idi.

2

Bu göl İznik gölüdür.

Durgundur.

Karanlıktır.

Derindir.

Bir kuyu suyu gibi

içindedir dağların.

Bizim burada göller

dumanlıdırlar.

Balıkların eti yavan olur,

sazlıklardan ısıtma gelir,

ve göl insanı

sakalına ak düşmeden ölür.

Bu göl İznik gölüdür.

Yanında İznik kasabası.

İznik kasabasında

kırık bir yürek gibidir demircinin örsü.

Çocuklar açtır.

Kurutulmuş balığa benzer kadınların memesi.

Ve delikanlılar türkü söylemez.

Bu kasaba İznik kasabası.

Bu ev esnaf mahallesinde bir ev.

Bu evde

bir ihtiyar vardır Bedreddin adında.

Boyu küçük

sakalı büyük

sakalı ak.

Çekik çocuk gözleri kurnaz

ve sarı parmakları saz gibi.

Bedreddin

ak bir koyun postu üstüne oturmuş.

Hatt-ı talik ile yazıyor

"Teshil"i.

Karşısında diz çökmüşler

ve karşıdan

bir dağa bakar gibi bakıyorlar ona.

Bakıyor:

Başı traşlı

kalın kaşlı

ince uzun boylu Börklüce Mustafa.

Bakıyor:

Kartal gagalı torlak Kemal..

Bakmaktan bıkıp usanmayıp

bakmağa doymayarak

İznik sürgünü Bedreddine bakıyorlar..
Artemis Haber